3

vs

Bilmem kaç zaman aradan sonra tekrardan buralarda bişeyler karalamaya karar vediğimde, öncelikte sayfamı taşıdım.
Bunu eski- kıl -ergen melleeq adından kurtulmak için yaptım.
Gerçi başka yerlerde hala kullanmak durumunda kalıyorum ama,özellikle özel bi kaç parça şey paylaştığımı hatırladıkça bununla beraber o adı da kullandığımı düşündükçe iyiden bi tiksinti gelmişti yazdığım şeylere .
Şimdi eski yazdığım saçmalıklarımı silmemek için kendimi frenliyorum.Bir süredir eski yazılarımı okumamak için de kendimi zor tutuyordum ,fakat biraz önce alamadım gözlerimi; sayfalar arasında dolaşıp eski "ben"i araştırdılar.
Sonuç tahmin ettiğimden de öteye geçti.Kısaca sonuca geçeyim.
Kendi adıma kendime dair bazı çıkarsamalar yapmam açısından baya iyi olduklarını düşünüp silmemeye karar verdim-üşenmedim de değil aslında.Çünkü okuduğumda aklımda kalan kısmından bin kat kötü olduklarını gördüm .
Neden hiçbirşey beğenmez oldum bilmiyorum ama tek bildiğim bazen gerçekten buralara bişeyler yazıyo olmaktan utanıyorum... Kendim bile gözlerimi kaçırarak baktığım bazı ruh hallerimi en kötü en bi "moda" şekilde ve yazı tavrında hadi okuyun diye koymuşum sanki .
E haliyle bunları tanıdığım veya tanımadığım birilerinin okuyabilme ihtimali de düşündükçe bi rahatsızlık veriyor.Ben bu durumun çok haklı nedenleri olduğunu kendimce bilsem bile kendi geçmişimden iki gün öncemden kaçmak olarak adlandırdım şimdi şimdi.
O zaman niye böyle tehlikeli bi yerde bişeyler saçmalıyosun diyen birileri olabilir
Bunun sebebini ben de kendime sordum,sonuç olarak vardığım yer birtakım konularda utangaç halimi yenmemde baya bir yardımı olmuştu sanki zamanında ,paranoyak vaziyetlerimden kurtarıp beni bir düzene sokmuş gibiydi ,bir de kendimle yüzleşmek için belli bir vakit ayırmak da ruh sağlığıma iyi geliyordu sanki,veya hepsi bahane
Dediklerimin hiç birisinden de emin değilim tam sebebini bilmiyorum ama belli bir vakit ayırma ve neler ortaya çıktığını görebilme isteğiydi o zaman benimkisi orası kesin .Şimdi de birşey değişmedi bu konuda.
Bu bi kaç yazdığım şey de bunları kendime itiraf etmemin basın açıklaması gibi birşey.Aslında blogu da kendim için yazıyorum,vait geçince yine kendim için okuyorum ve ben diğer herşeyde olduğu gibi bunu da sadece kendim için yapıyorum.
Sonunda bu kadar konuşmuşken, hiçkimsenin bakmasını istemediğim halde bunları yazdığım için hiç bakası olmayan bir kişinin hatta sadece bir kişinin bile eski yazdığım "şey"lere bakmasını (hiç de niyeti olmadığı halde ) sağlamış olacağım
Tamamen kendi kendimin üzerine gidiyorum.
8

itiraf

itiraf edin tüm blog yazanlar hepimiz ünlü olmayı hayal ediyoruz
di mi
değil mi
ne
?
4

hapis

kendi düşüncelerimize hakim olmayı başarabilirsek en büyük savaşları bile durdurabiliriz sanki
şimdi size bunun tersini söyleyeceğim

insanın vahşi doğaya ; yani kendi içinde olana dönme arzusu en ilkel ama bir o kadar da insancıl olan yegane birkaç ihtiyacından birtanesi olsa gerek, tamam yeterince darvin yada kur-an okuduğum söylenemez-ki yeterince nedir bilmiyorum- ancak insan olmamızı sağlayan bizi biz yapan değerlerden birisi haline gelmiş vaziyette
peki nasıl oluyor da bizi kul olarak yaradan bizim tüm bu doğa kanunlarından ayrışıp saf bir yaşantı sürmemizi bekliyor yada bekliyor mu acaba
tüm bu beklentileri kendimiz mi yarattık
yani kısaca kendi kendimizin kölesi haline gelmiş durumdayız
hayır savaş yanlısı bir insan değilim ama enine boyuna düşündüğümüzde tüm bu içten gelen öfke nefret gibi duyguların kaynağının da ondan geldiğini biliyoruz tabi inancımız var ise
nası olur da kötülük yapmamızı ister niye herkesi iyi yaratmaz gibi basit yeniyetme asi velet laflarını etmeyeceğim aksine inançlı birisiyim zaten ,yine de sorgulamak ve bunu paylaşmak oldukça hoşuma gidiyor,insanı insan yapan dürtülerden ayrıştırıp modern hale getirmek ilk kimin fikriydi acaba
aa hayır kavga etmemeliyiz bu kötü bişiy diyen tarihi kişilik kimdi
peki ya geçmişe dönüp de avcılık ve toplayıcılık kelime grubunun ortaya çıkışını sağlayan neolitik çağ insanlarına, gelecekte hiçbirşey için çaba sarfetmemenizi sağlayıp önünüze kadar getirecek başka insanlar olacağını söylesek gidip leş aramak yerine buzdolabı(o da nesi)nın üzerindeki mekdanılds (nası yani) mıknatısındaki telefonu (telefon?) çevirerek oturdukları apartmanın (?) 9.katına kadar yemek gelebileceğinden bahsetsek?
acaba deliyiz diye bizi öldürmek için şiddete başvururlarmıydı
ama asıl merak ettiğim şey uçkurlarına düşkünlükleri yüzünden bu kadar çocukları olduğunu görseler ,dünya nüfusunun çılgınlar gibi arttığını ve de insan ölümlerinin kavgalarının ve diğer her ne olursa olsun şiddetin insanı bu denli üzecek hale geldiğini ,doğanın tam içinden gelen bir varlığın bu denli güçsüz ve kırılgan hale geldiğini bilseler ne yaparlardı
sanırım suratımıza iki tane çakıp bizi kendimize getirirlerdi değil mi
bakın yine şiddet asla yokolmayacak şiddet
her zaman içimizde kaçıncı yüzyıla girip çıkarsak da değişmeyecek çok şey beklemeyelim bence

neyi mi savunuyorum..
:)
3

Taşındık

Laz işi oldu değil mi?(laz arkadaşlara sevgiler.. kucak dolusu öpücükler )
Taşındığın yeri kimse bilmiyorsa zaten taşındık yazmanın bi anlamı yoktur.Ayrıca burayı gören de taşındığını farketmiştir .zaten geride de böyle bi not bırakma işine girişmedim ..ben buyum .(NOKTA)
Herneyse sayın seyirciler, müti Şötesi kalabalık (ulamanın hastasıyım ) ,sevgili hayranlarım bundan sonra burdayız fazla uzatmaya gerek yok (tamam uzatan benim ve taşındığımı da anladınız biliyorum salak yerine koymak değil niyetim sizleri)
Sadete geliyim...(daha yeni başladık )yani girişin sadetine -kafam çok karışık- bütün noktalama işaretleri paragraflar onlar bunlar birde gelmiş gelmiş bütün türkçe edebiyat vebenzeri hocalarım kronolojik sırayla reverans vererek gözümün önünden geçiyorlar ve beni daraltıyorlar hımm bi önceki cümleye dön de bi oku bakalım neler saçmalamışın diyorlar yahu biliyorum hoca edebi bi eser çıkarmayacağız ya ortaya konuşuyoruz işte aramızda nolcek yani bi çay koy gel
öhömm bak ben de bunun için özür diliyim biradan dileyeceğim bak
özzzüüüür diliyoooree
ehe
ne kadar da yılışıklaştım son yazılardan buraya gelene değin blog neler oldu neler diyeceğim ama çok da birşey olmadı sanki be
yani
dur bu yazıyı burda bitireyim ben sapıtıyorum 3kulu vallah (öyle sanıyodum uzun bi süre kulhü allah mış tüüvbe tüvbee) bi elham okiyim kendime geliyim bu ne böyle yahu temiz bi sayfa açim orda görüşürüz blog
2
mouse un scroll tuşuna basıldığını bu pazartesi öğrendim ,sanırım sarışın genim var
mp3 çalarıma yüklesem iyi olacak
nefes al
nefes ver
nefes al
nefes ver



ya pili biterse...

daha böyle yaşamsal bilgilerinizi benimle paylaşabilirsiniz artık hiç gocunmayacağım
1
görüşmeyeli ehliyet aldım ve hayatımda hiç bi değişiklik olmadı ,bi anda cadillacımla gezmeyi beklemiyodum zaten ,hala aylık yüklüyorum bi seferde 50 kağıt koyuyo
çok fazla ve gereksiz düşünüyorum ,sanırım beynimizi filtreleyen bir filtremiz olsaydı çok daha rahat yaşayabilirdik ,gerçi ben daha masamın üstünü toparlamayı bile beceremiyorum ama olsun
yakın zamanda taşınacağız gibi görünüyo evet, yeni evimiz fena değil ama benim yer değiştirme fobim olduğu için suratsız bi biçimde gidip aldıktan sonra gezdim evi,napiyim ,ben böyleyim
kendime çeki düzen verip bir an önce okula daha da asılmam gerekiyor, yoksa herşeyi geçen sene yaptığım gibi berbat edeceğim
0

netame

http://www.myspace.com/netame alın okuyun bakın dinleyin ben aldım bayıldım
2

burdayım aslında

mayıstan bu yana yazmıyorum evet
ama bu blogumu düşünmüyorum anlamına gelmiyor
hem de öyle bir düşünüyorum ki
acaba bilmemkimin blog yazdığımdan haberi varmıdır da onla ilgili yanlış bişey yazmışmıyımdır acaba söylememem gereken bişeyi söylemişmiyimdir
faniyiz hepimiz aynıyız tamam da blogger ne kadar paranoyid androyid bi hale soktu beni anlatamam
herneyse
sergim açıldı ,bilmiyorum insanlar geiyomu ilgi varmı geçen bi televizyon kanalından geldiler ama nası bi tv kanalıysa hiç bi yerde izini görmedim
tamam çok tv izlemiyorum ama benim yerime izleyip haberler ileten bi annem var ,sesini duyamadık sergimizin
kadıköy karganın sanat köşesi olan kargartta ayın 30una kadar bi takım insanlar gözucuyla bakabilir açığız.

okul pazartesine açılıyor,ders alma konusunda problemlerim var, sanırım büyük bi sevinçle aldığım bir dersi ,zorunlu ers saatlerimin değişmesi yüzünden bırakmak zorunda kalacağım

ehliyet almak için çalışmaya başladım ,sanırım babam artık kendini gezdirmemi istiyor
filan
şimdilik bu kadar
görüşürüz blog
5

template sorunsalı

yahu bi insan bi template i elinde tutamaz mı ,bi template 2 gün mü dayanır insanlar bu şablonlar beleş diye hop hop yer lerini mi değiştirip durur hayır çok değişiklik yapmayı seven bi insan değilim ama ,mecbur bırakılıyorum ,neyse bu sefer işimi garantiye aldım ,yeni görünümle karşınzdayım sayın 0kişilik izleyici kitlesi herneyse
teşekkürler imageshack
1

**

**amma çok düşük cümle kuruyor ben fazla ,olmaz böyle blog

**bir de şey
koku hafızası acıtırmış
filan


**ayrıca

aaa blogger türkçe olmuş
0

gerçek kesit

anne: -napıyon
çocuk: -nurla konuşuyorum (kuzenim)
anne: -ne diyo
çocuk:- yarın cumhuriyet yürüyüşüne gelecen mi diye soruyor
anne: -ayol ne işiniz var orda hem yarın işimiz var bizim
çocuk:- ne işi
anne: -temizlik yapcaz
çocuk: -cumhuriyet diyom temizlik diyon laiklik diyom tozbezi yürüyüş diyom camları sil diyon diyon da diyon ne bu bee
anne : -işimiz var işimiz mırıfjfdşghihiijjjf.....

az önce başıma geldi taze taze bildiriyorum
0

sen de

ben yazı yazmayı bilmem
harfi büyük yazmayı
nokta virgül koymayı
susmayı konuşmayı
durmayı duraklamayı
duraklamayı
duraklamayı ve durmayı

sen de öğrenme
sen de
öğrenme
0

trip trip trip

geçen gün gamzeyle kaset dinlediğimiz zamanları özlediğimizi farkettik ,her albümü heryerde bulamadığımız zamanları ,gidip akmardan çekme kaset almalarımızı :D doldurulmuş kasetlerde şarkının yarısının kasetin öteki yüzünde olmasını stabilo kalemlerle pil bitmesin diye kaset sarmayı,müziğin pil biterken yavaşlayıp komik bir hal almasını , bozulan kaset bantlarını, kasetçaları sarmasını ,heyecanla beklenen , ertesi gün her kelimesi notası konuşulmak üzere ezberlenen ve ebeveynden gizli gizli dinlenen gece radya programlarını ,o programlardan dj in konuşmalarıyla birlikte çekilen spesiyal kasetleri ,bulunan her türlü kasedin üzerine şarkı çekilerek değerlenmesini, bölük pörçük asla yarısı bilinmeyen adı duyulmayan şarkıları ,biriktirilen müzik yazılarını, dergileri,özenle boyanan el yapımı kaset kapaklarını herşeyi herşeyi özledim müzik üzerine olan hevesim çok başkaymış o zamanlar


ps: suluboyayı yaradan tanrıya şükürler olsun
0

ali poyrazoğlu

"Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğraştım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten,
ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım. Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.

Müziği de ayarladım. Geldiler.
20 yaşımda ben,
34 yaşımda ben,
38 yaşımda ben
ve bugünkü ben dördümüz.

Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.
Yatıştırayım dedim.
"Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler. Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın insanları evine.

Ömür dediğin üç gündür,
dün geldi geçti yarın meçhuldür,
O halde ömür dediğin bir gündür,
o da bugündür..
0

telefon

telefon çaldı kimse açmadı açan konuşmadı arayan susmadı konuşan anlamadı arayan konuştu cevap alamadı parazit yaptı gürültü koptu tuşlar basmadı basan bilmedi çalana baktı çalmayana bakmadı çalmadı da baktı bi baktı çaldı açtı konuşmadı oturdu dinledi ahize bozuldu elektrik kesildi yağmur yağdı şimşek çaktı fırtına çıktı kablolar koptu telefon sustu bir daha çalmadı 30yıl geçti telefon durdu bekledi durdu çaldı asla çalmadı kimse açmadı tozu alınmadı kiri görünmedi birgün telefon bir kere çaldı çaldı ki açtı açtı ki duydu duydu ki gitti gitti ki bekledi bekledi ki gördü gördü ki sevindi de sevindiğine ağladı iyiki de çaldı çaldı mı açtı açtı mı gitti gördü de sevindi
telefon sonra hergün çaldı çaldı da açtı açtı ki duydu duydukça gördü gördükçe sevindi sevindi de sevindi sevindi de sevindi sevindi de sevindi
sonra ne oldu
bir gün telefon sustu sustu ya bi daha konuşamadı
sustu da sustu
sustu da
sus tu
telefon sustu
bir daha da çalmadı
0

keşke

fırça sallasaydım da tuvalin üzerinde, gemiler yapsaydım üfleyip yelkenlerini şişirir uzaklara yollardım belki sonra onlar bana uzak ülkelerden haberler getirseler
italyan bi amcanın gülümseyişini ,faslı teyzemin hıçkırışlarını taşısalardı,belki de fransada yeni doğan bir bebeğin ağlayışını anlatırdı mavi mavi yeşil yeşil hikayelerini dinleseydim keşse sıkılana kadar,ahtapotları ,istridyeleri anlatsalardı küçük yengeçler misafirim olsaydı
0

salağım ben salak salak asalak ...evet

Bugün pazartesi,yani temel sanat ödevinin ,hatta dosyasının son teslim günÜ ve ben ne yaptım? evim ile arası minimum 1buçuk saat olan okulumun bu muhterem ödevlerini yapıpyapıp evde unuttum...
Geldim o yolu gittim o yolu gün içinde 4 kere vapura bindim harcadım 3 saat .Hani bunak görmüşünüzdür de bu yaşta bu kadarını görmemişinizdir,hayır hayır mesela bazı şeyleri asla unutmam,örneğin yediğim içtiğim şeylerin son kullanma tarihlerine bakmayı kimse unutturamaz bana.Gerçi baksam neye yarar ki;nitekim ocak..şubat..mubat..mart diyip martı 4. ay bulan ve panik olan bir insan zavallısıyım ayrıca
hatta hatta ben tüm bu olanların bana iyi bir ders olacağını polyanna misali düşünürken ,okuldan eve son kez dönerken yaklaşık 100milyonluk boya takımımı okulda unuttuğunu eve 10 dakika kala farkeden,eve gelene kadar çantasına bakmaya bile cesaret edemeyen ve çantasını açınca acı gerçekle karşılaşan bir insanım da yokyok bu kadarını yapmamalıydım...gerçekten
sanırım yorgunum
1

hayaloğlu- bir intihar gibi

Birazdan kudurur deniz
Birazdan dalgaların sırtından,
Üst-üste fışkıran rüzgarlar,
Bir intikam gibi saldırınca üstüne;
Yüzüne şarkılar çarpar,
Yüzüne şiirler çarpar, ağlarsın.
Sen artık buralarda duramazsın!

O büyük sessizliğin bağrı mı olur,
Kimsenin bilmediği bir ağrı mı;
Gider kendine gömülürsün
Yoksa bu şehir, bu sokaklar
Seni alır kullanır,
Seni alır kullanır,
Santim-santim çürürsün!

Hani, el değmemiş bir yanın vardır,
Aynalara göstermediğin bir yüzün,
Kendine sakladığın bir hüzün
Hadi durma!
Üzülsen de, sen üzülürsün!

Kim farkeder boşluğunu?
Ardın sıra kim ağlar?
Bir intikam gibi
Çıldırmış bu sevdalar!

Bir intikam gibi
Çıldırmış bu sevdalar!

Bazen bir uçurum kalır,
Bazen de martıların ardından
Velvele koparan bir leş kalır;
Bir intihar gibi
Puşt olunca sevdalar
Sırtını duvara yaslar,
Sırtını ağaca yaslar, susarsın.
Sen artık hiçbir sözü kaldıramazsın!

Şimdi yeni bir sevda mı olur,
Kimsenin kapını çalmadığı bir inziva mı;
Tutar sıfırdan başlarsın.
Yoksa bu ilişkiler, bu zaaflar
Seni yiyip bitirir,
Seni yiyip bitirir,
Dirhem-dirhem azalırsın

Belki hiç söylenmemiş
Bir şarkın vardır,
Henüz koyvermediğin bir kahkaha
Fırsatın olacak mı bir daha?
Ne bekliyorsun?
Yanılsan da sen yanılırsın!

Kim hatırlar güzelliklerini,
Senin için kim yanar?
Bir intihar gibi
Puşt olmuş bu sevdalar!

Bir intihar gibi
Puşt olmuş bu sevdalar!
0

open season




çılgın dostları izledim yeni yılın ilk günü... çokçok çok eğlenceli bir film ,ve karakterler o kadar güzel ki böyle filmin içinde olup hepsini sevmek istedim özelliklede küçük mavi kirpiyi
0
son gaz senaryo-rüyalarım devam ediyo en son gördüklerimden seçmeceler
...bir kasabadayım ,saat sabaha karşı 5 gibi birşey olmalı,sokaklar arasında geziniyorum ,ama neden gezdiğim konusunda en ufak bir fikrim yok,bir sürü 3er4er katlı bina var ve hepsinin arasından sokaklar geçiyor.evler avlusuz ,her kat ancak bir oda kadar büyüklükte,eski püskü gri gri betonarme evler ,heryer ıssız,kapalı
birinin altında bir dükkan var ,ne dükkanı olduğunu tam kestiremesemde,içinde kasetler olduğunu varsaydığım raflar kücücük dükkanın üç duvarını kaplıyor.diğer dördüncü duvar ise zaten vitrin vekapı girişine ait
bu dikkanın önünde bir tezgah var ve tezgahın üzerinde metal yuvarlak bir kutu
bu metal kutu şu an annemin odasında duran içine inciğini boncuğunu ıvırını zıvırını koyduğu kutu
içeri girip kadına soruyorum
neden bu kutunun üzerinde fiyat yazmıyor?
kadın bu lafın üzerine şöyle dedi;eğer üzerine fiyat koyarsam herkes almak ister ama üzerinde fiyat olmadığı için kimse almıyo
bunu neden söyledi ne etti bilmiyorum kutunun bizim olduğunu ,söyledim ona o da o zaman al dedi ve ben kutuyu alıp ,oradan çıktım ...