0

abuk subuk rüyalar volüm bin beşyüz

Yine savaş yine savaş,nedir bu anlamadım.Sabaha karşı cin olduğu söylenen siyah kıyafetli, zayıf, siyah uzun saçlı bir kız gördüm.Dağın tepesinde bir taşın üzerine bir oturuyor bir kalkıyordu.Orada yaşıyor gibiydi ama onu ben ve kuzenim dışında kimsecikler göremiyordu.Sadece biz birilerine söylediğimiz zaman o kişinin görebileceğini farkettim.3. Olarak yakın bir arkadaşıma söytlüyordum kızın orada olduğunu ve cin olduğunu ,o da bunun üzerine,cin lafının sadece 3 ağız değişmesi gerektiğini söylüyordu.Sanırım daha fazla bahsedilmesi kötülük getirirmiş.Cini bir ara avşada eski evimizde görüyorum.Zaten o gördüğüm tepe de oranın tepesi ve arkadaşlarım da orada yaşayan insanlardı.Evin içinde garip bölmeler var oralara girip konuşuyoruz nedenini bilmiyorum cinden korktuğumuzdan mı yoksa başka birşey mi...
Bu böyle sürüp giderken yine aynı yerde bir anda denize bir bomba düşüyor.Siyah dumanlar çıkıyor.Evimizin oraya gelmezler diye düşünürken bir anda ateş açıyorlar bize doğru.Karşımızda dayım ve yengem piknik yapıyorlardı bundan önce ,kuzenim de karşı komşumuz göya köpek almış,onun köpeğini seviyordu.(gördüğüm de daha önceden kuzenimin çok korktuğu bir köpek)tam bu sırada ateş açıyorlar,yine de çok fazla korkmuyoruz ,uçaklara bakıyorum,kırmızı kuyruk bölümleri var beyaz renkteler ama kanatları yok,uzay gemisi gibi küçük birer.Ateşten korunmak için içeri kaçıyoruz.Yere çömeliyoruz ,saklanıyoruz vurulmamak için.Annem içeri girmeden önce bir laf ediyordu yanlız.Şöyle bişey "korkak sanacaklar bizi hemen kaçmayacağım" gibi bişey.Hiç beklemediğim bi laf bu çünkü kurşunlar yağıyor üstüne.Bir süre sonra sesler biraz kesildiğinde dışarı çıkıp bakıyorum dayımlardan eser yok,karşı komşular da hala panjurlarını kapatmaya çalışıyorlar.Sanırım böyle bitiyordu.
Bir bağlantı kuramadım gerçekle.Sadece cin görmek kötülük habercisiymiş,hadi hayırlısı ..
0

the limon

Rüyamda savaştaydım bu sabah,bir bebeği kurtarıyordum ve ilgisiz annesinin önüne koyuyodum kedi yavrusunu koyar gibi,ilgilenmiyordu kadın...

Bugün garip garip hayaller kurdum.



Eve gelince limonata hariç içecek bişey yapamayacağımı fark ettim.Buzdolabını açtım.Limonlar oradaydı.Hepsi birer katil gibi yüzüme bakıyordu.EVET.Hangi gözüme zehirli sularını fışkırtacaklarını düşünüyorlardı muhakkak.İçlerinden enn iri olanı seçtim.Artık elimdeydi elebaşı...Hiç bir savunması yoktu.
Bıçağı tam kalbine sapladım.Kanlar akmaya başladı.İşlediğim cinayetin izlerini yok etmek için mermerleri sildim.Hiçbir iz kalmamalıydı.Zanlı olduğum, mermerde katil limonların bıraktığı zehirli sıvısının bulunmasıyla çok kolay anlaşılabilirdi.Bu yüzden zehir, mermere zarar vermeden izleri silmeli ve olay mahalinden kaçmalıydım.Önce cesedi tanınmayacak hale getirmeliydim.Karnından bacaklarını iyice ayırdım.Bıçağı temizledim.Orada gördüğüm ilk delici aleti aldım.Fişe taktım.Cesedi parçalamalıydım.İç organlarıyla derisini ayırdım.Kanları her tarafa bulaşmıştı.Bezle temizleyemeyecektim bu zehirli sıvıyı artık.Bir kaba koymaya karar verdim.Önce sıvıyı bardağa koydum.Sonra parçaladığım iç organlarını tekrar bedenine koyarak çöpe attım.
Nasıl bir ölüm olduğunu anlayamacaklardı.Kanı çekilmiş.İç organlarının yerleri değişmiş ayva biyiklüğünde ve iki parçaya ayrılmış dev bir limon yüzünü ekşitmiş yatıyordu çöpte.Kanları sarı renkliydi.En sonunda ne yapacağımı bulamadığımdan yok etmek için içmeye karar verdim.Daha önce bu zehirin şekerle etkisiz hale geldiğini duymuştum.Biraz da su koydum içine, kolayca yutabilmek için.Karıştırdım.Etraftaki tüm alet edevadı iz kalmayacak şekilde temizleyip yerlerine kaldırdım.
Şimdi bilgisayarın başındayım.Adına limonata diyorlarmış bu limon katlinin.Son yudumu da aldım.İçim buruk (ağzım) ...ama pişman değilim!
0

ara

Bu zaman dilimini yazmam gerektiğini düşünüyorum aslında,belki hayatımın en tatlı anıları olmaya aday olan bu günleri yazıya dökmeyi kaçırmak, çok keyifli sayılmaz.
Aslında sıkıntılı bir dönem evet, aynı zamanda da ilk kez "kendi" hayatıma sağlam bir adım atma çabası benimkisi.
Bugün bi kaç eski arkadaşım bana, çok hırslı olduğumu duyduklarını söyledi.
Hayır efendim hırslı değilim sadece...biraz şeyim şeyy....kelime tam olarak karşılamalı bunu ;azim olabilir evet azimliyim ama hırs yok
Hırs iyi bişey mi ona da karar verebilmiş değilim ;ama insanlardan hırslı lafını duyunca hep kaçmaya çalıştığım, şu at yarışı misali yapılan sınavlar geliyor aklıma ve "ay yok canım ne alakası var tövbe tövbee haşaaa " demek geçiyor içimden.Ben hep bundan kaçmaya çalışırken hırsın gelip beni bulması çok korkutucu.

Çizim konusunda çok bariz problemlerim kalmadı, bu yüzden biraz rahatım.Keyif almaya bakıyorum artık yaptığım işten,ne kadar rahat olursam ne kadar amacımı düşünerek çalışırsam o kadar iyi çıkıyor ,tamamen psikolojik birşey.İnsanın ruhunu kağıda yansıtması beni çok şaşırtıyor.Son derece büyülü bir olay benim için.Bir şey daha farkettim.İnsanın çizeceği konuyu hayal edebilmesi kalemi tutmaktan önce geliyor.Hayal edebildiğim herşey iyi kötü çıkıyor ama ne zaman ki hayallerim tıkalı kalsa işte o zaman boş kağıt beyazlığıyla gözümü almaya başlıyor.
İşte durum raporu bu ara biraz daha yavaş tempo gitmeye karar verdim.Sıkılmak istemiyorum.Sanırım böylesi daha iyi ...


not:Sanırım yakında bir daktilo sahibi olacağım.O zaman şu blog hedesine belki daha farklı bi boyut kazandırabilirim.:D
0

hoppala

Garip başladı gün.Daha doğrusu başlamadan garipti.Anlamsız bir sıkıntı var havadan mı bilmiyorum ,halbuki mutluyum..neyse
Geceden bilgisayarı birkaç şey için açık bırakmıştım,sabahın bir körü kendiliğimden uyanınca onu kapayıp tekrar uykuya daldım ve korkunç rüyalar silsilesi başladı.
Sınav haftasıyla çok ilgilenmediğim halde rüyamda sınav haftasınds sınavlardan boğuluyordum bir arkadaşımla sınavlar hakkında konuşuyoruz fakat bu beni inanılmaz sıkıyor sürekli sınav oluyoruz aralıksız ve bir süre sonra bunun da bir rüya oldugunu ve gerçekten sınav olmak üzere uyandıgımı görüyorum ta ki bunun da bir rüya oldugunu anlayana dek
daha sonra iki tane çikolata gördüm bağımsız bir şekilde ne demek acaba ..hımm ama hoştu
gün yine de güzel başladı ama sonlara doğru içim sıkıldı ,nefessiz kaldım yine ,dediğim gibi hiçbir sorun yok ama mutsuzluk hastalıgına kapılmış gibiyim ..niçin böyle oluyor bilmiyorum,okuldan çıktım ev alışverişi için markete girdim ama herşeyi aldım markalarına karar veremedim bıraktım bi daha aldım bıraktım filan sonra 3 paket kahve alıp çıktım bunaldım filan

şu an baya iyiyim,zıpzıp modundayım vakit öldürüyorum az önce çizdim hatta...herşey iyi gidiyor yani.. bozulmacak dimi..evet evet :D
0
ne içimde tutabiliyorum
ne de üzülmene dayanabiliyorum pamuk
geçecek hepsi yanımda kal
boğmayacağım bir daha kimseyi abuk sorunsallarımla
söz vermeye çekiniyorum ama içimden gelen
bu..
rüyam
0

s.o.s.

acaip bi sinirlilik uyumsuzluk asilik sözkonusu aynı zamanda da garip bir yorgunluk halsizlik her an..bir türlü rahat edemiyorum
sinir sistemim çöktü sonunda ehi ehieihi hi hi iii böhüeaaaa :S bunu da başardım:)
0
düşler için bir başlangıçtı. bilinç altına
merak ediyor ne kadar anlaşılabilir olduğunu
kaygı var oldukça, diğer insanlara karşı
ama değerleri de var ,asla vazgeçemeyeceği






yeni görünüm:)
0

yansıtmalar 2

Tutkuların,bağımlılıkların kölesi olmak korkutur,utandırırdı.Farklı olma "çabası" bir başkaydı,çünkü yoktu. bu dünyaya ait değildi farklı olmak.
çok düşünüyor ,şimdi ucuca ekleyemiyor,düşünceler üstüste yığılıyor, hep üstten çekiyor.Alttakiler çürümeye yüz tutmuş;
korkular zevkler acılar endişeler "aslında" lar "sadece" ler yanlızlıklar.
Hepsi.

...

Acıyı,ateşi sever ,taparcasına.Şiddet bir zevk unsuru belki de,ama güvene ihtiyaç duyar.Korkmaz değil, çok korkar,tehlikeleri anlıktır ve geceleri gelir sadece;yanlızken.
İçini serinleten güvene ihtiyaç duyar evet,kurumuş çorak topraklar misali çatlamış,kanamış, kırmızı renkli dudaklarının suya ihtiyaç duyduğu gibi bir ihtiyaç.

...
Her zaman istediği tek şey sessizlik,ama kalabalığın boğuk seslerini de sever;sadece geceleri ve loş ışıkta
...
Rüyasında gördü yüzünü,adeta gerçek,inanılır gibi değil, tutkuyla uyandığı;dudaklarına konmuş yumuşacık sıcak bir öpücük ve tam iki yıl sonra
oldukça erken ,kıyasla diğerlerine,
oldukça geç ,kendine göre ama mükemmel
kabullenir,arzularına kaygılarına kaptırıp gitmek varken

haz
seviyor
seviyor bırakıp gittiğinde kendini
hayran olduğu; hayran olunmuşluk
hiç inanmaz çekici olmasına,kendisinin
bakamaz kendine
rahatsız en baştan beri
saf ruhu veya saf bedeni olsa
keşke,
sadece.

Yine çelişiyor kendisiyle,kendini kaybetmek, her an çalabilecek bir alarmlı saatle birlikte olmak gibi
Ruhuna dışarıdan bakmak ve bütünleşmesi ikisinin asıl dayanılmaz olan gerçekler gerçek dünya ve yaşamak

kendi gerçeklikleri var
hayalperest bunlara inanır
inancı doğru mudur ki doğru olana göre?
0

yansıtmalar 1

Hafif puslu ama güneşli hava,rahatsız bir ruh hali,izlediği filmden fazlaca etkilenmiş olsa gerek-hep etkilenir zaten-,eğri büğrü kıyafetler..
tarayalı uzun zaman olmuş saçlarını

...
yolunu alabildiğince uzatıp hedefine ulaşma yolunda alabildiğine zevk alma çabası,mutsuzluk,ağlamaklı olmak ve bundan keyif almak
zıt duyguları bir anda yaşıyor,aslında yaşamıyor ..sorguladığında kendini,hedef için kendini kandırdığını huysuzluk ettiğini anlıyor

...

aynalardan kaçmak,korkmak kendi görüntüsünden,aynı zamanda nefret etmek ve aşık olmak kendine,sevdiğini çirkin görmekten korkmak,yani kendini,kompleksler...

...
amacına ulaşınca o şizofren duyguların tekinin kaybolduğunu görmek;mutsuzluk
oturmak..saatlerce
çizmek, vazgeçmek ,araştırmak ,isteksizliki,koklamak,yazmak,tatmak,hissetmek,okumak
-yazmak tatmak koklamak ve hissetmeyi seçti arasından-

...

çirkinliğini,pespalığını sevmek,çekici bulmak ve iğrenmek başkalarından arındığında beğenir kalabalıların içinde iğrenir,durmadan değişir..durmadan,sabit olmak istedi pozitif yönde

"karanfil kokusu"
bir yudum alırken kahvesinden sordu kendi kendine ilk aklına gelen kelimeyi
"acı" çıktı dudaklarının arasından tek kişilik diyaloğunda,kahve kokusu sinmişti kalbine,aşkın kokusuydu ..veya yakın bir esans, o zaman aşk acıydı evet aşkı öyle sever acıyken sevmek de değil, ip söküğü gibi gelir ardından aşkının acısı
...
utangaç,çekingen ama belli etmez-aklı sıra- ama görüntüsü içe kapanık dışarıdan baktığında belki biraz da sevimli ama hep yorgun gözler
...
hala rahatsız,tatlı dumanlar uzun zamanların ödülü bedenine aynı zamanda cezası
ilk nefes şehveti, insan bedenine dayanmış bir dudağı anımsattı,hissetmek içten,içinde,mide bulandırıcı derecede açık aynı zamanda saf ve masum ama sadece hoşlandığı için öyle olmaktan
...

boyun eğer,sürekli...kabullenmeyi daha kolay bulduğu için,rahatına düşkün olduğundan değil,korkaklığından değil


acı olduğunu bile bile tadına bakar,yaşamak önemli olan,yaşamamış olmamak için sadece ,şehvetten değil


hayata tatlı baharat kokularının arasından,beyaz bir bulutun gerisinden bakıyor herşey bir adım uzağında tahmininden daha çok "yaşadığı" için yorgun düştüğü için ve yorgun düşmek için çok küçük olduğu için
bilmediğinden değil

bile bile attı kendini tehlikeye,pişman değil,zevk aldı bundan,aylarca...senelerce...

...

bağımlıydı tutkundu herşeye
geçmiş zaman kullanırdı cümlelerine,"yaşandı bitti"den değil "düşündü-geçti"den dolayı
bir an öncesi
bir an sonrası veya saniyeler
geçiyor...
hala geçiyor
0

hehey :)

sonunda bir restorant tasarlayabildim,bitmeye yaklaştı,mutluyum ,şimdi yatağa gitmek vakti..geçti bile
0

her zaman olduğu gibi

O kadar çok hayal kurmaya başladım ve o kadar çok rüya görüyorum ki gerçeklerim, rüyalarımın molalarına dönüşüyor.Dün gece rüyamda, elinde ekmek bıçağı olan bir adam sol yanağımı kesmeye çalışarak beni tehdit etti.Ama ne için olduğunu hatırlamıyorum.Yine de o kadar gerçekçiydi ki . O bıçağın soğukluğunu resmen yanağımda hissettim ,tam üç kez ve sabah kalktığımda yanağımı yokluyordum.
Gün yine kitap okuyarak geçti,(sınavlar vardı,sıkılıp çıktım yine,ah bi dayanabilsem ...) Aslı Erdoğan'ın mucizevi mandarinini ve ermeni sorunuyla ilgili bir kitabı okuyorum.Son derslere doğru,bi paket djarium alıp kahve içip akşama kadar kitap okuyayım dedim bir yerde,ama üşendim,üşenmek garip oldu aslında bundan vazgeçip bir saat yürüdüm eve.Çok canım istemişti halbuki ben de bi garibim...
Eve geldim kimse yoktu,çizmek istedim ama canım istediğinden değil o suçluluk duygusunun ekşi tadını duymak istemediğimden sadece,biraz bişeyler çıktı ama ,yine bitemedi,herzaman olduğu gibi.
0

rüya

ben bir sürü hiçbişey için zaman istiyorum
kibrit kutusundan oyuncaklar yapayım
kitaplarımı kaplıyım
hayat bilgisinden nefret edeyim
çarpım tablosunu ezberliyim en baştan
bilmiyormuşcasına
sokağa çıkayım ellerim kapkara olana kadar oynayayım kömürlerle yara olsun ellerim,
düşeyim de, kalkayım sonra
top oynamak için camına sesleneyim arkadaşımın
kapısını çalayım utana sıkıla
oynayayım koşayım
eve geleyim, annem azarlasın beni arka mahalleye gittim diye
ellerimi sabunlarken acısın yaralarım ,
yorgunluğumun çıktığını hissedeyim ayaklarımdan,
yenmeyen kestaneleri sırf güzel göründükleri için toplayayım,
deniz kabukları biriktireyim ,
cam kavanoza taşlar koyup su doldurayım içine
güzel gözüktüğünü sanayım

kardanadam yapayım ellerim kıpkırmızı olup soğuğu hissetmeyecek kadar donsun
gece dışarı çıkmak ayrıcalığım olsun
sonra uyanayım ,bunların hepsi bu gece rüyam olsun
0

geometri

devinim,devinimler
sürekli aynı ..büyük büyük daireler tek farkı
daha büyük daha geniş daireler çizerek,dönerek,
dönerek etrafında,
daha büyük daireler
başa döne döne, üzerinden geçe geçe daireler ,
her seferinde daha da kalınlaşan izler,belki histerik bi kaç çığlık
devinimler küçülür,daha küçük daireler
sonra bir dikdörtgen,köşelerine vura vura kendini ,çarpa çarpa köşegenleri arasında
bir kare
sonra bir üçgen ve daha minik ,minik ,küçülerek daha da fazla
sonra düz bir düzgün
düzgün bir çizgi üzerinde devam eder
ip cambazı
cambazı
sonsuz ip
sonsuz ipin üzerine düşene kadar
ip sonsuz... uzun çok uzun
uzun aslında
göremedik ki.
ne var ipin ucunda?
0

hımm hımmzz

sonunda bitti
aylardır okuduğum kitap simone de beauvoir ın konuk kızı sonuçlandı şok oldum oha filan oldum ama sıkıntılı günler geride kaldı...boğucu bir atmosferi vardı kitabın...yoksa çok iyi işlenmiş sevdim

şimdi sırada aslı erdoğanın kabukadamı ve farklı yönleriyle ermeni sorunu adlı kitaplar var
siyasetten pek anlamam bunun eksikliğini duyuyorum çoğu zaman...belki de bildiğim şeyler tam otumadı kafamda ondandır (gerçi devlet adamları bile anlamıyorken benim anlamam saygısızlık olur şimdi,aslında evet onlardan daha iyi anlıyor olabilirim...yine de tevazuyu elden bırakmamak lazım :D )sonuç olarak pek ciddi birşeyler okumadım bunun hakkında,şimdi sıra siyasette ...
okuyalım görelim neymiş şu sorunsal
beni bekleyin anacııım
0

boşluk

Bayadır yazmamamın nedeni ;sadece zevk için birşeyleri yapmak (yani resim) beni rahatsız etmeye başladı.Düşünüyorum,ilerde olası yapabileceğim işler aklıma geliyor. Şu an yaptığım şeyleri topluyorum kafamda.. ve dünyada meleğin yaptıgı ve yapacağı işi yapmayanlar olmasa da olur ki düşüncesi beni çok sıkıyor.Umarım yakında bir çıkış yolu bulacağım.

...

Burun kemerini yapamıyorum insan ilginç bir yaratık , bir de gözler şaşı oluyor ,insan karşısındaki bir insanı nasıl kopya eder ki ...doğa üstü birşey bu.Ayrıca bunu yapmasına ne gerek var,fotograf var ya...tekrar çizmeli ve tekrar ve tekrar ve tekrar muhteşem olan resim değil,insan bedeni
sonra bile bile bozmalı tüm yaptıklarımızı ve bozmalı ve bozmalı

açıkcası resimden o kadar çok etkilenmiyorum,fotoğraf beni daha çok etkiliyor,

garip

her an herşeyi bırakabilecek gücü kendinde bulma düşüncesi...
bi gelir bi gider
neyse
0

he is the man that you love

Free Image Hosting at ImageShack.us
:)
0


adopt your own virtual pet!
0

40.saat

Sabahtan akşama sonra sabaha sonra akşama ...hepsi aynı günmüş gibi sanki.
Bayadır sabahlamıyormuşum garip hissettim, sanki gün hiç batmıyor gibi aynı günü yaşayıp duruyorum saatlerce,gün aydınlanıyor kararıyor filan falan.
...
Okula Estonya'dan gelen kız, ülkelerinin çoğunlukla 6saat gün ışığı gördüğünü söylemişti düşündüm de günün saat 3 te kararması pek zevkli olmazdı,geceyi sevsem bile o kadar kaldıramazdım sanırım.
Yavaş yavaş uyku gözlerimi kapıyo artık.
:).
0

hasta olursan ölersin

-neyin var!?
-eaa şey ben hasta...benim üzerimde çok yorgunluk ,halsizlik var,ne bileyim ilaç filan yazarsınız sanmıştım ben :S (hani öküz herif dövmesen de bi muayene etsen filan)
-ha vitamin filan mi istiyosun,benim için hava hoş valla.. yazdım bile
-ıı ne bilim(doktor olan sensin lan salak bi yüzüme baksaydın ilacı yazmadan evvel)...peki (ve muayene adam yüzüme bile bakmadan 10sn içinde biter)
-ben bugün burada muayene(!) olduguma dair bi kağıt istiyorum
-reçete yazdık ya sana
-onu okula veremem
-üzerinde bugünün kaşesi var git fotokopi çektir.
-okula vericem diyorum!!okul kabul etmez onu.
-bana ne?sevkli olsaydın filan yazabilirdim belki,ne yani şimdi benden rapor mu istiyosun bide?
-resmi bi kağıt istiyorum mümkünse......
-ne yazcam ona? geldiee sohbet ettik gitti burdaydı yani ..filan mı
:S(hayatımda hiç o anda oldugu kadar sinirlenmemiştim yazarken bile ellerim titriyor)

Cevap bile veremeden , adamın daha fazla saçmalamasına tahammül edemeyip çıktım.Kendime gelmeye başladığımda kadıköye kadar yürümüştüm.
Bu olay hani diğer hastanelere göre iyidir öyledir böyledir gibisinden gitmeyi tercih ettiğim GATA Haydarpaşa'da dahiliye bölümünde bu sabah oldu.Hadi kendimi geçtim orada baktıgı diğer yaşlı ve çok hasta insanlara da böyle muamele yapılıyorsa... sinirimden şu saate kadar boş boş baktım midem yandı ,ne kadar kolay bu insan hayatınla eğlenmek ,sabahın bi köründe sıra bekliyorsun saatlerce ve gördüğün muamele...inanılmaz tebrik etmek ,ödül filan vermek lazım.
Bir daha zor doktora giderim ben..
0

kırmızı mı mavi mi?

Ancak 3 gün dayanabildim.Eve gelirken çok susadım ve karar verdim evet soğuk da olsa içecektim onu.. markete girdim "kafeinli içecekler"reonuna bakarken üzerinde 40saniyede hazır yazan bir kutu gördüm."La nası ki bu ?"dememle satın almam bir oldu.


Bahsettiğim şey hazır kahve ...3gündür müthiş sağlıklı yaşadığıma kendimi inandırmış olsam da o garip şeyi görünce dayanamadım.
Heralde mikrodalgada ısıtılıyor diye düşünmüştüm ama ısıtmak için bi araca ihtiyaç duymuyormuşuz ..bunu pakette okuyunca capon çizgifilm karekterlerininki gibi kocaman oldu gözlerim :)nasıl olabilirki bu ehe diye hepsini bir çırpıda okudum ,meğersem bardağın dibinde ve etrafındaki katmanın arasında sallandığı zaman ısıya dönüşen bir kimyasal madde varmış ,kutuyu sallayınca ısınıp sıcak kahve oldu.Bana da bön bön bakıp içmek düştü.
...
Geçen gün de okulun kantininde oralet istediğimde adam bana boş bardağın içine sıcak su koyup verdi ve bardak eriyip köpürerek kendiliğinden oralet oluşturdu.İçinde mink bi hazne vardı heralde algılayamadım ama toz yoktu ondan eminim.

Yemek olarak tablet yemeye başlayacağımız günler uzak değil ben söyliyim.
Onun için hazır varken bolbol türk kahvesi içip iskender filan yiyelim diyorum :D şişme döner plastik mantı görürsem hiç şaşırmayacağım ..e tabi ,önyargılı olmamak lazım ..