0

üsese

önceden böyleymiş ismi
üniversite seçme sınavı gibi birşey sanırım sanki şivenden ötürü söyleyemiyorumuşsun gibi
abla gel bi üsesene bakayım be
neyse
şu anki adıyla öss
bu sabah saat 545te kalkmama neden olan sorunsallar bütünü
girdik çıktık bişiy olmadı
heyecan yaparım sanıyordum; yanıldım
umarım böyle devam edecek diğerleri de..
0

salı sallanır

-abla beni de çizsene
hım bilmem ki ben pek çizemem ama...
olsun abla anneme göstercem ya olduğu kadar
ya bilmem ki
hadi nolur abla ya
hadi hadi geç peki...
az önce zabıta mendillerimi aldı yaa,varya şu kırmnızı ıslak mendillerden
hıhı
8milyon sermaye vermiştim onlara hepsi gitti işte anneme göstercem şimdi resmi bide inanmayacak, sen parayı gittin resme verdin diyecek,ama bilir öyle şey yapmayacağımı
nerde oturuyosun
fikirtepede,eve 22milyon elektrik bide su faturası geldi ödeyemiyoruz annem merdivene (temizlik) gidiyo şurada tesadüf kafe var biliyo musun orda mehmet abi var o şimdi beni iddiaya gönderir belki üstünü ver diyom vermiyo belki 2milyon verir bugün bisikletimi de alıyodu zabıta bu benim değil dedim yalvar yakar aldım 100milyon istiyo bide benden yaa şimdi götürüp bisikleti satıcam başka bişey kalmadı 10verirler belki
abla benim gözler ela çiziyon dimi
gördüm çok güzelmiş
ama kirpiklerim uzun yaa...
...
bitti bu
abla sağol çok hadi ben gidiyorum...


13 yaşında hayatın bütün yükleri üzerine yüklenmiş emrenin,biz burda ay şuyum böyle ay buyum şöyle diye şikayet ederken ,o bütün dertlerine rağmen bana poz vermek için alabildiğine gülümsüyordu onun için 10dakika içerisinde yapabileceğim en iyi portreyi yaptım
tam onu çizerken zengin "yat"sahipleri bu kızın bu çocukla ne işi var dercesine bakışlarını savuruyorlardı bilindik tanıdık ezici bakışlar emrenin sinirini bozan tek şey buydu işte alabildiğine sinirleniyor arabasının camını kırıp kaçsam kimse laf edemez gibi bi laflar ediyordu
bu onun sokağa ait serseri tarafıydı sadece
sonra ona kızıltoprakta gördüğüm boya sandığını yere düşürmüş, ağlayan küçük çocuğu anlattım ,onun bunu bilerek yaptığını insanlara kendini acındırıp 10-20milyon kaptıgını söyledi,bide azarladı ;abla istanbullu değilmisin ,bilmiyormusun bunları diye...
ne tezat bu halin istanbul
bir yanda koyarsın yatları katları
diğer yana verirsin cefaları cezaları
0

"belki ""kesindir" önermesi nasıl bir önermedir

belki diye bir dosya açtım belki...
belki belki yazısını görürde birşeyler karalarım diye
belki belki yazısını görünce karalamak kesin bişeymiş bunu farkettim çünkü belki yazan bir dosya görünce insanın
ister istemez evet o belki şimdi! diyesi geliyor ve böylece "belki" "kesin" oluyor
ancak kesin diye adı olan bir dosya açıp içini boş bıraksam nasıl olur bilmiyorum ,bir de onu deneyeceğim
artık belki adlı dosyanın içinde birşeyler yazıyor ve belki değil
artık adı kesin olacak bu dosyanın demek ki kesin adlı dosyanın da içinde birşeyler olmak durumunda hımm
uyumak da lazım tabi..
0

mayısın son günlerinde mayısa dair birkaç not

*başlığı sonradan koydum da bir irkildim ne garip,çok hızlı geçiyor... hadi başlayın siz ben yazdım bile:)

merhaba
Uzun zamandır yazmıyorum.Zaten aynı monotonlukta ilerlediği için çok da ekstra bişey yok.Yazabileceğim tekşey rüyalarım oluyor çoğu zaman.Bir de tabir sitesine link verdim mi tam olacak,herneyse;
uzun zamandır kendi başıma amaçsızca dışarı atıp güzel havanın keyfini çıkarmamıştım,her ne kadar güneş beni rahatsız eden bi etken olsa da deniz kenarında çayın elinde ,kucağında kağıdın kalemin ,daha mutlu olamam diyebiliyormuşun,dolmabahçe sarayına kendi sergimi görmeye gidip kapıda kalınca sinirlerim bozuldu ,sarayın girişinde bir çay bahçesi var ,son derece güzel bir yer rahat rahat istediğini yapabiliyorsun,orda baya bi zaman geçirmişim , eve dönme insiyatifi senin elinde olunca zaman büyüdükçe büyüyor keyfi arttıkça artıyor... ben bunu yapayım sıksık evet evet, hem de verimli bi çalışma oldu mekan çizimlerimle
evde şu teknoloji harikası bilgisayar yüzünden de olsa gerek içimden gelmediğinden de çok iyi işler çıkaramıyorum
fakat bugünkü gaza gelişimi anlatmalıyım
eski dönemlerden şuanda baya iyi yerlere gelmiş olan bir grafiker insan aklıma geldi ve internette son yaptıklarına bakayım dedim,küçümsemekten değil de ne var bende yaparım evet evet yaparım tabi moduna girdim ,tüm işlerine baktıktan sonra tableti aldım fotoşopumu bir de müziğimi açınca benim sıksık bu şekilde gaza gelmem gerektiğini farkettim
sanırım bu yaptıgım bilgisayarda çizdiğim en anlam yüklü olan ve en başarılı portreydi,bunu unutmamalıyım
onun dışında hala mezunu sayılamadığım fakat gitmeyi unuttuğum lisemin yıllık kapağı tasarımıyla uğraşıyorum ,uğraşmak derken tam bir beyin fırtınası karar veremiyorum birşeye,tam hah evet bu iyi fikie diye çizim taslağı çıkarırken daha iyi bi fikir aklımı çeliyor ve çizim bir anda yön değiştiriyor,ne zaman bırakacağım bilmiyorum
son olarak da
öss hedesine az kaldı 20günden az netlerime güvenip çalışmıyorum ama acaba açıkta kalırmıyım diye de düşünmeden duramıyor insan :)yok ya sanmıyorum ,dimi..evet evet
iyi geceler
0

marya

... Bu insanlar,bu gök bu deniz,
bu yer
Birer birer kaybolmaya mahküm,
birer birer
Biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde
susuz
Biz ki çoktan beri kaybolmuşuz
Nasıl, ağlıyor musun marya
Sil gözlerini
sil yavrum
Bizim yokluğumuzdan ne çıkar
Aşkımız var ya... bekir sıtkı erdoğan(marya)
0

keyf

Geceleri şehrin sessizleşmeye başladığı saatlere bayılıyorum.
Camı açarım uzaktan uğultular gelir birkaç araba geçer ardarda,sonra sessizlik,serin bir hava girer içeri ama rüzgarsız,içerde çok çok kısık sesle bi müzik çalar ama duyamam onu pencerenin kenarında otururken.Önümde defne ağacı hafif hafif salınır bir sağa bir sola.Ya kahvemi alır ay ışığının odama girmesi için perdeleri açar keyif yaparım,ya da aklımdan inanılmaz bir hızla geçen cümleleri yakalamaya çalışır oturur bir tütsü yakar yazmaya başlarım.Eğer radyo açıksa dj son derece yumuşak veya belki de erotik diye tabir edilebilecek,biraz da uykulu bir sesle sonraki 3-5şarkıyı birden anons eder ve birkaç söz söyler hüzünlüsünden.
Bir de küçük masa lambamım altında resim yapardım eskiden sabaha kadar,nasıl zevkli olurdu o resimler,şimdi o kadar eğitim aldığım halde o zevki alamıyorum bir türlü,neydi acaba bu keyfi veren insana,her ne ise ,tekrar bulmak istiyorum onu ...
0
diğerleri....yetinmektir güzel slogan..mieleye ait
0

abuk subuk rüyalar volüm bin beşyüz

Yine savaş yine savaş,nedir bu anlamadım.Sabaha karşı cin olduğu söylenen siyah kıyafetli, zayıf, siyah uzun saçlı bir kız gördüm.Dağın tepesinde bir taşın üzerine bir oturuyor bir kalkıyordu.Orada yaşıyor gibiydi ama onu ben ve kuzenim dışında kimsecikler göremiyordu.Sadece biz birilerine söylediğimiz zaman o kişinin görebileceğini farkettim.3. Olarak yakın bir arkadaşıma söytlüyordum kızın orada olduğunu ve cin olduğunu ,o da bunun üzerine,cin lafının sadece 3 ağız değişmesi gerektiğini söylüyordu.Sanırım daha fazla bahsedilmesi kötülük getirirmiş.Cini bir ara avşada eski evimizde görüyorum.Zaten o gördüğüm tepe de oranın tepesi ve arkadaşlarım da orada yaşayan insanlardı.Evin içinde garip bölmeler var oralara girip konuşuyoruz nedenini bilmiyorum cinden korktuğumuzdan mı yoksa başka birşey mi...
Bu böyle sürüp giderken yine aynı yerde bir anda denize bir bomba düşüyor.Siyah dumanlar çıkıyor.Evimizin oraya gelmezler diye düşünürken bir anda ateş açıyorlar bize doğru.Karşımızda dayım ve yengem piknik yapıyorlardı bundan önce ,kuzenim de karşı komşumuz göya köpek almış,onun köpeğini seviyordu.(gördüğüm de daha önceden kuzenimin çok korktuğu bir köpek)tam bu sırada ateş açıyorlar,yine de çok fazla korkmuyoruz ,uçaklara bakıyorum,kırmızı kuyruk bölümleri var beyaz renkteler ama kanatları yok,uzay gemisi gibi küçük birer.Ateşten korunmak için içeri kaçıyoruz.Yere çömeliyoruz ,saklanıyoruz vurulmamak için.Annem içeri girmeden önce bir laf ediyordu yanlız.Şöyle bişey "korkak sanacaklar bizi hemen kaçmayacağım" gibi bişey.Hiç beklemediğim bi laf bu çünkü kurşunlar yağıyor üstüne.Bir süre sonra sesler biraz kesildiğinde dışarı çıkıp bakıyorum dayımlardan eser yok,karşı komşular da hala panjurlarını kapatmaya çalışıyorlar.Sanırım böyle bitiyordu.
Bir bağlantı kuramadım gerçekle.Sadece cin görmek kötülük habercisiymiş,hadi hayırlısı ..
0

the limon

Rüyamda savaştaydım bu sabah,bir bebeği kurtarıyordum ve ilgisiz annesinin önüne koyuyodum kedi yavrusunu koyar gibi,ilgilenmiyordu kadın...

Bugün garip garip hayaller kurdum.



Eve gelince limonata hariç içecek bişey yapamayacağımı fark ettim.Buzdolabını açtım.Limonlar oradaydı.Hepsi birer katil gibi yüzüme bakıyordu.EVET.Hangi gözüme zehirli sularını fışkırtacaklarını düşünüyorlardı muhakkak.İçlerinden enn iri olanı seçtim.Artık elimdeydi elebaşı...Hiç bir savunması yoktu.
Bıçağı tam kalbine sapladım.Kanlar akmaya başladı.İşlediğim cinayetin izlerini yok etmek için mermerleri sildim.Hiçbir iz kalmamalıydı.Zanlı olduğum, mermerde katil limonların bıraktığı zehirli sıvısının bulunmasıyla çok kolay anlaşılabilirdi.Bu yüzden zehir, mermere zarar vermeden izleri silmeli ve olay mahalinden kaçmalıydım.Önce cesedi tanınmayacak hale getirmeliydim.Karnından bacaklarını iyice ayırdım.Bıçağı temizledim.Orada gördüğüm ilk delici aleti aldım.Fişe taktım.Cesedi parçalamalıydım.İç organlarıyla derisini ayırdım.Kanları her tarafa bulaşmıştı.Bezle temizleyemeyecektim bu zehirli sıvıyı artık.Bir kaba koymaya karar verdim.Önce sıvıyı bardağa koydum.Sonra parçaladığım iç organlarını tekrar bedenine koyarak çöpe attım.
Nasıl bir ölüm olduğunu anlayamacaklardı.Kanı çekilmiş.İç organlarının yerleri değişmiş ayva biyiklüğünde ve iki parçaya ayrılmış dev bir limon yüzünü ekşitmiş yatıyordu çöpte.Kanları sarı renkliydi.En sonunda ne yapacağımı bulamadığımdan yok etmek için içmeye karar verdim.Daha önce bu zehirin şekerle etkisiz hale geldiğini duymuştum.Biraz da su koydum içine, kolayca yutabilmek için.Karıştırdım.Etraftaki tüm alet edevadı iz kalmayacak şekilde temizleyip yerlerine kaldırdım.
Şimdi bilgisayarın başındayım.Adına limonata diyorlarmış bu limon katlinin.Son yudumu da aldım.İçim buruk (ağzım) ...ama pişman değilim!
0

ara

Bu zaman dilimini yazmam gerektiğini düşünüyorum aslında,belki hayatımın en tatlı anıları olmaya aday olan bu günleri yazıya dökmeyi kaçırmak, çok keyifli sayılmaz.
Aslında sıkıntılı bir dönem evet, aynı zamanda da ilk kez "kendi" hayatıma sağlam bir adım atma çabası benimkisi.
Bugün bi kaç eski arkadaşım bana, çok hırslı olduğumu duyduklarını söyledi.
Hayır efendim hırslı değilim sadece...biraz şeyim şeyy....kelime tam olarak karşılamalı bunu ;azim olabilir evet azimliyim ama hırs yok
Hırs iyi bişey mi ona da karar verebilmiş değilim ;ama insanlardan hırslı lafını duyunca hep kaçmaya çalıştığım, şu at yarışı misali yapılan sınavlar geliyor aklıma ve "ay yok canım ne alakası var tövbe tövbee haşaaa " demek geçiyor içimden.Ben hep bundan kaçmaya çalışırken hırsın gelip beni bulması çok korkutucu.

Çizim konusunda çok bariz problemlerim kalmadı, bu yüzden biraz rahatım.Keyif almaya bakıyorum artık yaptığım işten,ne kadar rahat olursam ne kadar amacımı düşünerek çalışırsam o kadar iyi çıkıyor ,tamamen psikolojik birşey.İnsanın ruhunu kağıda yansıtması beni çok şaşırtıyor.Son derece büyülü bir olay benim için.Bir şey daha farkettim.İnsanın çizeceği konuyu hayal edebilmesi kalemi tutmaktan önce geliyor.Hayal edebildiğim herşey iyi kötü çıkıyor ama ne zaman ki hayallerim tıkalı kalsa işte o zaman boş kağıt beyazlığıyla gözümü almaya başlıyor.
İşte durum raporu bu ara biraz daha yavaş tempo gitmeye karar verdim.Sıkılmak istemiyorum.Sanırım böylesi daha iyi ...


not:Sanırım yakında bir daktilo sahibi olacağım.O zaman şu blog hedesine belki daha farklı bi boyut kazandırabilirim.:D
0

hoppala

Garip başladı gün.Daha doğrusu başlamadan garipti.Anlamsız bir sıkıntı var havadan mı bilmiyorum ,halbuki mutluyum..neyse
Geceden bilgisayarı birkaç şey için açık bırakmıştım,sabahın bir körü kendiliğimden uyanınca onu kapayıp tekrar uykuya daldım ve korkunç rüyalar silsilesi başladı.
Sınav haftasıyla çok ilgilenmediğim halde rüyamda sınav haftasınds sınavlardan boğuluyordum bir arkadaşımla sınavlar hakkında konuşuyoruz fakat bu beni inanılmaz sıkıyor sürekli sınav oluyoruz aralıksız ve bir süre sonra bunun da bir rüya oldugunu ve gerçekten sınav olmak üzere uyandıgımı görüyorum ta ki bunun da bir rüya oldugunu anlayana dek
daha sonra iki tane çikolata gördüm bağımsız bir şekilde ne demek acaba ..hımm ama hoştu
gün yine de güzel başladı ama sonlara doğru içim sıkıldı ,nefessiz kaldım yine ,dediğim gibi hiçbir sorun yok ama mutsuzluk hastalıgına kapılmış gibiyim ..niçin böyle oluyor bilmiyorum,okuldan çıktım ev alışverişi için markete girdim ama herşeyi aldım markalarına karar veremedim bıraktım bi daha aldım bıraktım filan sonra 3 paket kahve alıp çıktım bunaldım filan

şu an baya iyiyim,zıpzıp modundayım vakit öldürüyorum az önce çizdim hatta...herşey iyi gidiyor yani.. bozulmacak dimi..evet evet :D
0
ne içimde tutabiliyorum
ne de üzülmene dayanabiliyorum pamuk
geçecek hepsi yanımda kal
boğmayacağım bir daha kimseyi abuk sorunsallarımla
söz vermeye çekiniyorum ama içimden gelen
bu..
rüyam
0

s.o.s.

acaip bi sinirlilik uyumsuzluk asilik sözkonusu aynı zamanda da garip bir yorgunluk halsizlik her an..bir türlü rahat edemiyorum
sinir sistemim çöktü sonunda ehi ehieihi hi hi iii böhüeaaaa :S bunu da başardım:)
0
düşler için bir başlangıçtı. bilinç altına
merak ediyor ne kadar anlaşılabilir olduğunu
kaygı var oldukça, diğer insanlara karşı
ama değerleri de var ,asla vazgeçemeyeceği






yeni görünüm:)
0

yansıtmalar 2

Tutkuların,bağımlılıkların kölesi olmak korkutur,utandırırdı.Farklı olma "çabası" bir başkaydı,çünkü yoktu. bu dünyaya ait değildi farklı olmak.
çok düşünüyor ,şimdi ucuca ekleyemiyor,düşünceler üstüste yığılıyor, hep üstten çekiyor.Alttakiler çürümeye yüz tutmuş;
korkular zevkler acılar endişeler "aslında" lar "sadece" ler yanlızlıklar.
Hepsi.

...

Acıyı,ateşi sever ,taparcasına.Şiddet bir zevk unsuru belki de,ama güvene ihtiyaç duyar.Korkmaz değil, çok korkar,tehlikeleri anlıktır ve geceleri gelir sadece;yanlızken.
İçini serinleten güvene ihtiyaç duyar evet,kurumuş çorak topraklar misali çatlamış,kanamış, kırmızı renkli dudaklarının suya ihtiyaç duyduğu gibi bir ihtiyaç.

...
Her zaman istediği tek şey sessizlik,ama kalabalığın boğuk seslerini de sever;sadece geceleri ve loş ışıkta
...
Rüyasında gördü yüzünü,adeta gerçek,inanılır gibi değil, tutkuyla uyandığı;dudaklarına konmuş yumuşacık sıcak bir öpücük ve tam iki yıl sonra
oldukça erken ,kıyasla diğerlerine,
oldukça geç ,kendine göre ama mükemmel
kabullenir,arzularına kaygılarına kaptırıp gitmek varken

haz
seviyor
seviyor bırakıp gittiğinde kendini
hayran olduğu; hayran olunmuşluk
hiç inanmaz çekici olmasına,kendisinin
bakamaz kendine
rahatsız en baştan beri
saf ruhu veya saf bedeni olsa
keşke,
sadece.

Yine çelişiyor kendisiyle,kendini kaybetmek, her an çalabilecek bir alarmlı saatle birlikte olmak gibi
Ruhuna dışarıdan bakmak ve bütünleşmesi ikisinin asıl dayanılmaz olan gerçekler gerçek dünya ve yaşamak

kendi gerçeklikleri var
hayalperest bunlara inanır
inancı doğru mudur ki doğru olana göre?
0

yansıtmalar 1

Hafif puslu ama güneşli hava,rahatsız bir ruh hali,izlediği filmden fazlaca etkilenmiş olsa gerek-hep etkilenir zaten-,eğri büğrü kıyafetler..
tarayalı uzun zaman olmuş saçlarını

...
yolunu alabildiğince uzatıp hedefine ulaşma yolunda alabildiğine zevk alma çabası,mutsuzluk,ağlamaklı olmak ve bundan keyif almak
zıt duyguları bir anda yaşıyor,aslında yaşamıyor ..sorguladığında kendini,hedef için kendini kandırdığını huysuzluk ettiğini anlıyor

...

aynalardan kaçmak,korkmak kendi görüntüsünden,aynı zamanda nefret etmek ve aşık olmak kendine,sevdiğini çirkin görmekten korkmak,yani kendini,kompleksler...

...
amacına ulaşınca o şizofren duyguların tekinin kaybolduğunu görmek;mutsuzluk
oturmak..saatlerce
çizmek, vazgeçmek ,araştırmak ,isteksizliki,koklamak,yazmak,tatmak,hissetmek,okumak
-yazmak tatmak koklamak ve hissetmeyi seçti arasından-

...

çirkinliğini,pespalığını sevmek,çekici bulmak ve iğrenmek başkalarından arındığında beğenir kalabalıların içinde iğrenir,durmadan değişir..durmadan,sabit olmak istedi pozitif yönde

"karanfil kokusu"
bir yudum alırken kahvesinden sordu kendi kendine ilk aklına gelen kelimeyi
"acı" çıktı dudaklarının arasından tek kişilik diyaloğunda,kahve kokusu sinmişti kalbine,aşkın kokusuydu ..veya yakın bir esans, o zaman aşk acıydı evet aşkı öyle sever acıyken sevmek de değil, ip söküğü gibi gelir ardından aşkının acısı
...
utangaç,çekingen ama belli etmez-aklı sıra- ama görüntüsü içe kapanık dışarıdan baktığında belki biraz da sevimli ama hep yorgun gözler
...
hala rahatsız,tatlı dumanlar uzun zamanların ödülü bedenine aynı zamanda cezası
ilk nefes şehveti, insan bedenine dayanmış bir dudağı anımsattı,hissetmek içten,içinde,mide bulandırıcı derecede açık aynı zamanda saf ve masum ama sadece hoşlandığı için öyle olmaktan
...

boyun eğer,sürekli...kabullenmeyi daha kolay bulduğu için,rahatına düşkün olduğundan değil,korkaklığından değil


acı olduğunu bile bile tadına bakar,yaşamak önemli olan,yaşamamış olmamak için sadece ,şehvetten değil


hayata tatlı baharat kokularının arasından,beyaz bir bulutun gerisinden bakıyor herşey bir adım uzağında tahmininden daha çok "yaşadığı" için yorgun düştüğü için ve yorgun düşmek için çok küçük olduğu için
bilmediğinden değil

bile bile attı kendini tehlikeye,pişman değil,zevk aldı bundan,aylarca...senelerce...

...

bağımlıydı tutkundu herşeye
geçmiş zaman kullanırdı cümlelerine,"yaşandı bitti"den değil "düşündü-geçti"den dolayı
bir an öncesi
bir an sonrası veya saniyeler
geçiyor...
hala geçiyor
0

hehey :)

sonunda bir restorant tasarlayabildim,bitmeye yaklaştı,mutluyum ,şimdi yatağa gitmek vakti..geçti bile
0

her zaman olduğu gibi

O kadar çok hayal kurmaya başladım ve o kadar çok rüya görüyorum ki gerçeklerim, rüyalarımın molalarına dönüşüyor.Dün gece rüyamda, elinde ekmek bıçağı olan bir adam sol yanağımı kesmeye çalışarak beni tehdit etti.Ama ne için olduğunu hatırlamıyorum.Yine de o kadar gerçekçiydi ki . O bıçağın soğukluğunu resmen yanağımda hissettim ,tam üç kez ve sabah kalktığımda yanağımı yokluyordum.
Gün yine kitap okuyarak geçti,(sınavlar vardı,sıkılıp çıktım yine,ah bi dayanabilsem ...) Aslı Erdoğan'ın mucizevi mandarinini ve ermeni sorunuyla ilgili bir kitabı okuyorum.Son derslere doğru,bi paket djarium alıp kahve içip akşama kadar kitap okuyayım dedim bir yerde,ama üşendim,üşenmek garip oldu aslında bundan vazgeçip bir saat yürüdüm eve.Çok canım istemişti halbuki ben de bi garibim...
Eve geldim kimse yoktu,çizmek istedim ama canım istediğinden değil o suçluluk duygusunun ekşi tadını duymak istemediğimden sadece,biraz bişeyler çıktı ama ,yine bitemedi,herzaman olduğu gibi.
0

rüya

ben bir sürü hiçbişey için zaman istiyorum
kibrit kutusundan oyuncaklar yapayım
kitaplarımı kaplıyım
hayat bilgisinden nefret edeyim
çarpım tablosunu ezberliyim en baştan
bilmiyormuşcasına
sokağa çıkayım ellerim kapkara olana kadar oynayayım kömürlerle yara olsun ellerim,
düşeyim de, kalkayım sonra
top oynamak için camına sesleneyim arkadaşımın
kapısını çalayım utana sıkıla
oynayayım koşayım
eve geleyim, annem azarlasın beni arka mahalleye gittim diye
ellerimi sabunlarken acısın yaralarım ,
yorgunluğumun çıktığını hissedeyim ayaklarımdan,
yenmeyen kestaneleri sırf güzel göründükleri için toplayayım,
deniz kabukları biriktireyim ,
cam kavanoza taşlar koyup su doldurayım içine
güzel gözüktüğünü sanayım

kardanadam yapayım ellerim kıpkırmızı olup soğuğu hissetmeyecek kadar donsun
gece dışarı çıkmak ayrıcalığım olsun
sonra uyanayım ,bunların hepsi bu gece rüyam olsun
0

geometri

devinim,devinimler
sürekli aynı ..büyük büyük daireler tek farkı
daha büyük daha geniş daireler çizerek,dönerek,
dönerek etrafında,
daha büyük daireler
başa döne döne, üzerinden geçe geçe daireler ,
her seferinde daha da kalınlaşan izler,belki histerik bi kaç çığlık
devinimler küçülür,daha küçük daireler
sonra bir dikdörtgen,köşelerine vura vura kendini ,çarpa çarpa köşegenleri arasında
bir kare
sonra bir üçgen ve daha minik ,minik ,küçülerek daha da fazla
sonra düz bir düzgün
düzgün bir çizgi üzerinde devam eder
ip cambazı
cambazı
sonsuz ip
sonsuz ipin üzerine düşene kadar
ip sonsuz... uzun çok uzun
uzun aslında
göremedik ki.
ne var ipin ucunda?